+90 535 580 22 17 Bizi 7/24 arayabilirsiniz.
  • TR
  • EN
  • FR
  • ES
  • IT
  • DE
  • PT
  • RO
  • AL
  • NL

Nakledilen saçlar saç ekim işlemini izleyen birkaç hafta içinde dökülür ancak bu normal bir durumdur; dökülen saçlar 3-4 ay içerisinde sağlıklı bir şekilde tekrar büyüyecektir. Bu geçici dökülme iyileştikten sonra, nakledilen saç kökleri özelliklerini korur ve tekrar dökülmezler. Bununla birlikte, ekim yapılan aynı bölgedeki orijinal saçlar dökülmeye devam edebilir ve saç yoğunluğundaki azalmaya bağlı olarak yeni bir saç ekimi planlanabilir.

Nakledilen saçlar, yaşanacak bir sağlık sorunu ve/veya tedavi süreci saç köklerini etkilemediği ve saç dökülmesine neden olmadığı sürece garanti altında olacaktır. Operasyon sonrasında nakledilen saçlar orijinal saçlar olarak yerini alır ve doğal bir görünüm kazandırır. Kemoterapi, radyoterapi gibi herhangi bir kanser tedavisine veya vücudunuzda saçınıza zarar verebilecek diğer hastalık ve tedavi yöntemlerine maruz kalmadığınız sürece sağlanan garanti geçerli olacaktır.

Saç ekimi ciddiyet gerektiren önemli bir cerrahi işlemdir. Saç ekimindeki riskleri en aza indirmek için bu konuda yeterli donanıma sahip bir hastane ortamında yapılmalıdır. Bununla birlikte en iyi sonuçları elde etmek için, işlemin saç ekimi konusunda eğitim almış deneyimli plastik cerrahlar tarafından yapılması çok önemlidir. İşlem sonrası doğal bir görünüm için donör bölgeden alınan saç kökleri, doğru mesafe, doğru açı ve doğru yoğunlukta dökülmenin olduğu bölgelere nakledilmelidir. Donanımlı bir hastanede doğru bir yöntemle yapılan saç ekiminin başarı oranı oldukça yüksektir.

Saç nakli için yaş sınırı olmamasına rağmen, genç hastalarda saç nakli işleminin artıları ve eksileri dikkatlice değerlendirilmelidir. 20-30 yaş aralığında olan hastalarda, saç ekim işlemi yapılmadan önce stabilize bir saç dökülmesi oranına sahip olmalıdır. Detaylı bir aile öyküsü, saç dökülmesini değerlendirmede ve yeni bir saç çizgisi planlamasında yararlı olacaktır. Tıbbi olarak standart bir saç ekim prosedüründen fazlasına ihtiyaç duyulan hastalarda yaş önemli bir faktör olarak ön plana çıkabilmektedir.

25 yaşın üzerindeki hastalarda saç dökülmesinin nihai düzeninin nasıl olacağı tam olarak belirlenebilmektedir. 25 yaşından altındaki hastalarda ise saç dökülmesinin nasıl devam edeceğini tam olarak belirlemek zor olabilmektedir. Saç nakil işlemi için maksimum yaş sınırı yoktur. Sağlıklı saç köklerinin alınacağı donör bölge iyi durumda olduğu sürece 25 yaşın üzerindeki herhangi bir hastaya saç ekim işlemi rahatlıkla uygulanabilir.

Saç dökülmesinin yaşandığı alanın büyüklüğüne göre ekim yapılacak saç miktarı değişmektedir. Sağlıklı saç kökleri genel olarak dökülmeye daha dirençli olan başın arka kısmından alınarak dökülmenin yaşandığı bölgeye aktarılır. Ekim sonrası doğal bir görünüme sahip olmak için ne kadar saç kökü naklinin yapılacağı detaylı muayene sonrası doktorunuz tarafından belirlenecektir. Bir seansta ortalama olarak 2.000 ile 3.000 arasında saç kökü nakli yapılmaktadır.

Uygulama sonrasındaki ilk haftada kafa derisinde kabuklaşma oluşur ancak yaklaşık 8 ila 10 gün sonunda bu durumun düzeldiği görülür. Ekilen köklerin uzaması 3 aya kadar devam eder. Saçlar ilk çıktığında, bir bebeğin saçları kadar yumuşak olur. Daha sonra bu ince saçların yerine daha uzun ve kalın saçlar gelmeye başlar. Yaklaşık 1 yıl içinde de ekim yapılan bölgedeki saçlar istenen görünümüne kavuşacaktır.

Sağlıklı bir bireyin kafa derisindeki saç sayısı kişiye göre değişiklik göstermekle birlikte ortalama bir insanın başında yaklaşık 100.000 saç kökü vardır. Her gün 50 ile 100 arasında saç kaybedilmesi normaldir. Bu sayı saç bakım rutinine bağlı olarak artış gösterebilmektedir. Neredeyse herkeste yaşlanma ile birlikte az da olsa saç dökülmesi görülür, saç büyüme hızı da yavaşlar.

Tek bir saç teli, 2 ila 7 yıl arasında bir ömre sahiptir. Sonrasında bu saç dökülür ve yerine yenisi gelir.

Her gün 50 ile 100 arasında saç kaybedilmesi normaldir. Bu sayı saç bakım rutinine bağlı olarak artış gösterebilmektedir. Gün içerisinde dökülen saçları saymak neredeyse imkânsızdır ancak saçınızı tararken veya yıkarken ani veya normal saç dökülmesinden daha fazla saçın döküldüğünü fark ederseniz, bu konuda uzman bir doktora başvurmakta fayda vardır. Ani veya normalin üzerinde saç dökülmesi, tedavi gerektiren tıbbi bir durumu işaret edebilir.

Stres ve saç dökülmesi birbiriyle ilişkili durumlardır. Yaşanan stres sonucunda, çoğu insanın düşündüğünden çok daha fazla saç dökülmesi yaşanır. Bu yüzden stres yönetimi saç dökülmesi tedavi planlarının önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir. Saç dökülmesine en çok neden olan stres türleri: Telogen Effluvium (günlük aşırı saç dökülmesi), Alopesi Areata (bölgelerde saç dökülmesi), Trichotillomania (saç çekme) ve Androgenic Alopesi (saç incelmesi) olarak tanımlanmaktadır. Stresin hemen saç dökülmesine neden olmayacağını aklımızda tutmamız önemlidir. Yaşanan saç dökülmelerinin çoğu, saç büyüme döngüsünün doğası gereği stresli bir olaydan sonraki 6-12 hafta aralığında kendini gösterir.

Saç ekim işleminden sonra donör bölge üzerinde bir bandaj ve yüzünüzün şişmesini önlemek için alnınızın etrafında bir saç bandı olacak.

Saç ekimi, saç dökülmesi olan kişilere saçlarını geri kazandırmanın en doğal ve kalıcı yoludur. Saç ekim işleminde hastanın sağlıklı saçları donör bölgeden alınarak saç dökülmesi görülen bölgelere implante edilir. Hastalar saç ekimiyle kendi saçlarını kalıcı olarak kazanmış olurlar. Buradan anlaşılacağı üzere ekim yapılan saçlar kişinin yine kendi saçlarıdır.

Gerçek saç ekim işlemine önemli bir alternatif olarak sunulan suni saç ekimi enfeksiyon, kist oluşumu ve inflamasyon gibi nedenlerden ötürü bazı ülkeler tarafından yasaklanmıştır. Uygulama ilk olarak 1983 yılında Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından yasaklandı. Amerika'dan sonra bazı diğer ülkeler de uygulamaya yasak getirdi. Ancak bazı klinikler iyileştirmeler yaparak daha fazla biyolojik uyumluluğu olan lifler geliştirdiklerini belirtmekte ve yapay saç ekim hizmeti sunmaktadır.

Saç ekim işlemi genel anlamda oldukça güvenli kabul edilir. Uygulamanın içerdiği riskler; enfeksiyon, kanama, yara izi, düzensiz saç büyümesi ve alınamayan greftler şeklinde sıralanabilir. Bununla birlikte saç ekim işleminin cinsel gücü etkilediği yönünde bir etki söz konusu değildir.

Saç ekimi için en uygun mevsim yoktur; hem yaz hem de kış aylarında işlemin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Özellikle stres, her ne pahasına olursa olsun kaçınılması gereken bir durum olmasından dolayı saç nakli işlemi için en ideal zaman hastanın kendisini hazır hissettiği zamandır. Hasta saç nakil işlemi için her zaman kendisine en uygun zaman dilimini seçmelidir. Bu müdahaleye zihinsel ve fiziksel olarak hazırlıklı olmak, mevsimden çok daha önemlidir. Bununla birlikte, nakil yapılan alanın uzun süre doğrudan güneşe maruz kalmasının olumsuz etkileri olabileceğinin unutulmaması gerekir.

Saç nakli çoğu bireye uygulanabilir ancak koşulsuz olarak herkese uygulanabilecek bir işlem değildir. Çoğu nakil, mevcut saçlarınızla yapılır, bu nedenle aşağıdakilere durumların görüldüğü kişileri tedavi etmek için etkili bir yöntem değildir: Başın geneline yayılmış incelme ve kellik, Kemoterapi veya diğer ilaçlar nedeniyle meydana gelen saç dökülmesi, Yaralanmalardan kaynaklanan yoğun kafa derisi izleri

Bu konuda yerli ve yabancı birçok ünlü ismi örnek olarak göstermek mümkündür. Bazı isimleri örnek göstermek gerekirse; Cenk Tosun, Oğuzhan Koç, Egemen Bağış, Wayne Rooney, VJ Bülent, Turabi Çamkıran, Gökhan Ünal, Tamer Karadağlı, Acun Ilıcalı, Oktay Kaynarca, Uğur Arslan, Ahmet Saraçoğlu, Silvio Berlusconi, Mustafa Ceceli, Yalın, Emre Karayel, Tardu Flordun, Öner Erkan, Murat Boz, Fikret Kuşkan, Ali Aksöz, Tayanç Ayaydın, Hakan Yılmaz, Al Pacino, Rıza Kocaoğlu, John Travolta, Arda Kural, Gökhan Özen, Jude Law, Tom Hanks ve daha birçoğu…

Saç ekimi cilt kanserine veya başka bir kanser türüne neden olmaz. Kanser hastalığı, genellikle genetik aktarım, sigara içmek, kötü bir diyet veya asbest gibi bilinen kanserojenleri yutmak/solumak gibi sayısız faktörden kaynaklanır. Saç ekiminde ise saç kökleri kafa derisinin bir bölgesinden alınarak başka bir kısmına nakledilir. Bu işlemde kendi cilt hücreleriniz ve saçlarınız transfer edilir; bu nedenle kansere neden olma gibi bir durum söz konusu değildir.

Gerçekleştirilen tüm ameliyatlar bir dereceye kadar risk içerir. Saç ekimi operasyonunda da sinir hücrelerinin zarar görmesi gibi bazı komplikasyonların görülme olasılığı vardır. Ancak bu sağlıklı geçen bir saç nakli işleminde görülmesi beklenen bir durum değildir.

Saç nakli işlemlerinde organ naklinin aksine donör bölge işlemin uygulanacağı kişinin vücudundan bir yer olmalıdır. İnsan vücudu bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar olmadan, başka birinden (tek yumurta ikizleri haricinde) alınan saç, folikül ve dokuları reddeder. Bu yüzden saç ekiminde bir başkasının donör olması mümkün değildir.

Saç nakli ameliyatından sonra saçın yıkanması için 24 saat beklenmelidir. Bu süre içerisinde vücut duşu alınabilir ancak saçların kuru tutulması önem arz etmektedir. Saç ekiminden sonraki 2. günden başlayarak saçlar yıkanabilir. İlk 5 gün saçlar yıkanırken çok dikkatli olunması gerekir. Nazikçe gerçekleştirilen bir saç yıkama işlemi, yeni yerleştirilen foliküllere zarar vermez ancak yine de dikkatli olunmalıdır. Saçların yıkama esnasında çok fazla ovalanması greftlerin yerlerinden çıkmasına sebep olabilir.

Operasyondan sonra en sık görülen problemlerden birisi sivilce çıkmasıdır. Birçok farklı sebepten ötürü sivilce oluşabilir. En sık olarak yağlı ciltlerde görülen sivilce sorunu, ekim yapılan greftler saçlı deriden çıkmaya çalışırken bölgeyi irite ederek sivilcelenmeye sebep olabilmektedir. Sivilcelenmenin önemli bir sebebi de sterilizasyon şartlarına tam uyulmamasıdır. Bu sorunu basit ilaç tedavisiyle giderebilmek mümkündür.

Saç ekimi önemli bir tıbbi işlemdir. Yeni saç greftlerini ve genel vücut sağlığını korumak için uygun bakım gerektirir. Saç ekim ameliyatından en az 10 gün sonrasına kadar ağır egzersiz yapmaktan kaçınılması önerilir. Yürüme ve yoga gibi hafif egzersizler genellikle nakilden sonraki 4. günden itibaren yapılabilir ancak bunun için her koşulda operasyonu gerçekleştiren cerrahtan tavsiye alınmalıdır.

Enfeksiyon riski nedeniyle bir ay boyunca denize, üç ay boyunca da saunaya girilmemesi gerekmektedir.

Bir işlemden hemen sonra saç tıraşı olmak mümkündür ancak yaklaşık 3 hafta beklemek sağlık açısından en iyisi olacaktır.

Saç ekim işleminin nasıl ve kaç seans boyunca yapılacağı ekim işlemi öncesi gerçekleştirilen detaylı muayene sonucunda belirlenmektedir. Dökülme olan bölgeye transfer edilmesi gereken kök miktarı tek bir seansta yapılamayacak kadar çoksa operasyonun tamamlanması için birden fazla seans planlanabilir, bu normal bir süreçtir.

Dikkatli olmak koşuluyla operasyondan sonraki ilk gün şapka takmaya başlanabilir. Şapkanın çok gevşek şekilde kullanılması önemlidir. Şapkanın, iki elle yavaşça başa takılarak yine aynı şekilde iki elle yukarı doğru hareket ettirilerek çıkarılması uygun olacaktır. Şapkanın nakledilen saça sürtmemesi için özen gösterilmelidir. Ayrıca kullanılan şapkanın düzenli olarak yıkanarak temiz tutulması gerekir. Saç ekim işlemi yaptıran kişilerin, güneşe ve diğer dış mekân koşullarına (yağmur, toz vb.) karşı koruma sağlayacağı gerekçesiyle dışarıya çıkarken şapka takması önerilir. Bununla birlikte, iç mekânlarda veya hava iyiyse dış mekanlarda şapka takılmaması daha uygun olacaktır.

Saç ekim işlemini takip eden 3 ay boyunca saç jölesi, saç spreyi gibi ürünlerin kullanılmaması gerekmektedir.